|
|
|

|
ATAŞEHİR'İN
'İNCİ'Sİ: 37 ADA
Çam, çınar ve leylandi ağaçlarıyla kaplı mini koru, meyve
ağaçları ve süs havuzlarıyla çevrelenen 37 Ada, Ataşehir'in dingin
köşelerinden birisi... Üstelik, sakinlerinin uyumlu ve düzeyli ilişkileri
sayesinde, Ataşehir'in orijinal mimari özelliği bozulmayan az sayıdaki
sitelerinden...
Ataşehir'e ayrı bir güzellik ve anlam kazandıran İnci Sitesi nasıl
bir yer? 37 Adalı komşularımız kimler? Ataşehirli olmaktan kaynaklanan
sorunları, sıkıntıları var mı? İşte, tüm bu soruların yanıtlarını
almak, 37 Ada'yı daha yakından tanımak için Yönetim Kurulu Başkanı
Zeki Kalay ile buluştuk. Dört yıldır site yöneticiliği yapan ve
iskana açıldığı 1997 yılından beri de İnci Blokları'nda oturan Kalay'la,
İnci Sitesi'ni hem gezdik, hem de sohbet ettik.
İnci Bloklarında, 2+1, 3+1 ve 4+1 olmak üzere toplam 171 daire var.
Daireler, 156 ile 224 m2 arasında değişiyor. Yani İnci'lerin küçük
daireleri de oldukça büyük. 33 bin m2 üzerine kurulu site, geniş
bir yeşil alana sahip. Bitki örtüsü, çeşitlilik açısından epeyce
zengin. Çam, leylandi, çınar gibi ağaçların yanı sıra ceviz ve fındık
gibi meyve ağaçlarının da bulunduğu mini koru, bunaltan yaz günlerinde
ada sakinlerinin zamanını geçirdiği başlıca mekan. Meriç Caddesi
kenarındaki koruda yönetimin yeni yaptırdığı kameriye de komşuların
yeni buluşma yeri.
Ancak, tüm Ataşehir'de kabus haline gelen kurak yaz mevsiminin yol
açtığı susuzluk İnci'de de sıkıntı yaratmış. İSKİ'nin şebeke suyuyla
bahçe sulamasını yasaklamasının ardından, artezyen kuyusu açan site
yönetimi, bitki örtüsünü bu sayede kurtarmayı başarmış. Bahçeler,
DSİ'nin ve belediyeni onayıyla 120 metre derinlikten çıkartılan
su ile sulanarak, kurak geçen yaz mevsimini zarar görmeden atlatmış.
'Komşuluk ilişkileri sıcak'
Yönetici Zeki Kalay, İnci Sitesi'nin Ataşehir'de orijinal mimari
özelliği bozulmayan sitelerden birisi olduğuna dikkat çekiyor. İnci'lerde
balkonları kapatmak ve klima takmak yasak. Yönetim, belirli aralıklarla
yaptığı anketlerde site sakinlerinin görüşünü alıyor. Kararlara
çok büyük oranla uyuluyor. Site sakinlerinin bu anlayışı sayesinde
uyumlu ve düzeyli bir ilişki oluşmuş. Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre,
yapısal değişikliklerin tüm hanelerin onayıyla yapıldığını belirten
Zeki Kalay, "Aslında yüksek katlar çok rüzgar alıyor. İnsanlar
balkonda oturamıyor. Ama, sitenin geneli kapatılmasını istemiyor.
Bu yüzden de yüksek katta oturanlar da balkon kapatamıyor. Komşularımız
birbirine saygılı ve hoşgörülü bir tutum içinde" diyor.
Site sakinlerinin çoğunluğunu, çalışan genç aileler ve emekliler
oluşturuyor. Yüzde doksanı kat maliki olan sakinlerden küçük bir
kısmı, son aylarda yeni yapılan Batı Ataşehir'deki sitelere ve Çekmeköy
tarafına taşınmış. 10 yıllık komşularından bazılarının siteden taşınmalarına
çok üzüldüklerini anlatan Zeki Kalay, İnci Blokları'nda yakın ve
sıcak komşuluk ilişkileri olduğundan söz ediyor. Komşular zaman
zaman çay partilerinde, havuz başında bir araya gelip sohbet ediyorlarmış.
Ancak, Kalay yine de sosyal ilişkilerin gelişmesinde yönetim olarak
eksiklikleri olduğunu söylüyor.
Ataşehir'in gelişmesiyle birlikte
sorunların da ortaya çıktığını söyleyen Zeki Kalay, en büyük rahatsızlıklarının
Tapu Dairesi'nin yanlarına taşınmasıyla başladığını belirtiyor:
"Tapu dairesi geldikten sonra burası yol geçen hanı oldu, bundan
çok şikayetçiyiz. Otopark ve trafik karmaşası yaşanıyor. Daha önemli
sıkıntılar da yaşadık. Tapu önünde çok olay oluyor. Bazı olaylarda
silahlar patladı, bizim adaya kaçtılar. Bunun için adanın etrafını
tel örgüyle çevirdik. Tel örgü, Ataşehirliler tarafından önceleri
tepkiyle karşılandı ama ada sakinleri durumdan memnun kaldı. Komşu
siteler, 37 Ada'nın yeşil alanlarını ve parklarını kullanamadıkları
için tepki gösterdiler. Ancak, sitemizin imkanları zaten paylaşılacak
kadar çok da değil, kendimize yetecek kadar."
"Yöneticiliği biraz minyatür
bir belediye başkanlığına benzetiyorum. Sakinleri etkileyecek bütün
sorunları düşünüp, önlemlerini almak zorundasınız. Kaloriferden
bahçe bakımına, her alandaki işlerden, tüm sistemden sorumluyuz."
Zeki Kalay ile biraz da yöneticilik hakkında sohbet ediyoruz. Yöneticiliği
minyatür belediye başkanlığına benzeten Zeki Bey, adadaki işleyişle
ilgili şu bilgileri veriyor.
"Adadaki işleri büyük bir titizliklikle idare etmeye çalışıyoruz.
Tel örgü ve kamera sistemiyle güvenlik sorunlarını çözdük. Hizmet
kalitesinin sürekliliğinin sağlamaya yönelik önlemler geliştiriyoruz.
Bu amaçla, personel düzenlemeleri yaptık. Hizmet şirketinden aldığımız
6 hizmet elamınını kendi kadromuza daimi personel olarak geçirdik.
Hem hizmet kalitesi ve hem de ekonomik tasarruf açısından bunun
katkı sağlayacağına inanıyorum. 37 Ada'da otopark sorununu, her
daireye bir yer tahsis edilerek kısmen çözdük. 2. veya 3. otomobili
olanlar araçlarını site dışına bırakıyor. Otoparka plakalar konularak
işleyen sistemde, her yıl kasım ayında kurayla otopark yerleri değiştiriliyor."
"Her şey daha iyi olacak"
Zeki Kalay, 10 yılda yaşanan gelişmenin getirdiği sorunlara rağmen
Ataşehir'in geleceği konusunda iyimser düşünüyor. Ataşehir ve çevresinin
modern şehircilik doğrultusunda geliştiği görüşünde: "Sıkıntılar
yok mu? Var tabii. Trafik giriş çıkışı sorunlu ama, bulvarın viyadükle
Batı Ataşehir'e bağlanmasını bekliyoruz. Çamlıca'dan itibaren yan
yollar buraya kadar gelecek. 10 yıl öncesine göre güzelleşme ve
iyileşme var. Sukent, Soyak gibi projelerin de tamamlanmasının ardından
eksiklik ve sıkıntıların giderileceğini umuyoruz."
Son aylarda gündeme gelen "hayvan barınağının yerine otogar
yapılması" projesine şiddetle tepki gösteren Kalay, otogarın
yaratacağı egzos kirliliği ve trafik sorunlarıyla Ataşehir'in mahvolacağına
dikkat çekiyor: "Bu zamana kadar ki en büyük tepkiyi bu noktada
göstermek ve dur demek lazım. Biz ada olarak destek vermeye hazırız"
diyor.
Modern kent insanına katılımcılık alışkanlığı kazandırmanın zorluğunu
vurgulayan Zeki Kalay, aidiyet duygusunun geliştirilmesi gerektiğini
söylüyor ve İnci Sitesi sakinlerinin Ataşehir'deki birçok etkinliğe
katıldıklarını belirterek "Ataşehir'in, yaşanacak daha güzel
bir yer olması için elimizden geldiğince katkıda bulunmalıyız"
diyor.
|
|
|