ATAŞEHİR’DE AFET YÖNETİMİ
ADI VAR KENDİ YOK
Japonya’daki büyük depremin ardından gözler yine İstanbul’da beklenen depreme çevrildi. 1999’dan bu yana tartışıyoruz, ancak önlem almakta ciddi yol aldığımız söylenemez. Olası bir depremin ardından başta arama ve kurtarma olmak üzere halka ulaştırılacak sağlık, ilk yardım, gıda ve ulaşım gibi hizmetlerin organizasyonunu sağlayacak afet yönetimi konusunda gerekli hazırlıklar yapılıyor mu? Objektifimizi Ataşehir’e çevirerek afet yönetiminde ilçenin durumunu gündeme taşıyoruz.
Dünya, Japonya depreminin ardından meydana gelen doğal afet ve nükleer felaketle başa çıkmaya çalışıyor. Felaketin ardından Türkiye’de gözler, depremi bekleyen Marmara’ya ve nükleer enerji yatırımlarına çevrildi. Uzmanlara göre felaketin kapıyı çalmasına az bir süre kaldı, ama her zaman olduğu gibi önlemleri hızlandırmak yerine tartışmakla zaman kaybediyoruz.
İstanbul Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, doğal afetlerle mücadele için, önleme, hazırlık, acil müdahale ve iyileştirme aşamalarından oluşan kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü söylüyor. Kurtarma stratejisi yerine, koruma stratejisi izlediğini ifade eden müdürlük, İstanbul genelinde, okul ve hastane binalarıyla köprü ve viyadüklerin güçlendirme çalışmalarını yürüttüğünü açıklıyor.
11 yıla sığdırılan çalışmalara bakınca İstanbul’un depreme hazırlıklı olduğunu söylemek mümkün değil. Fizibilite çalışması yapılan 48 hastane binasından yalnız 3’ünün güçlendirmesi tamamlanmış. 932 okul binasından 84’ü güçlendirilimiş, 175 okul binası da yıkılıp yeniden yapılmış.
İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, eğitim çalışmaları yürüttüğünü açıklıyor ama bu eğitimlerin başta belediyeler olmak üzere İstanbullular için pek bir şey ifade etmediği görülüyor. Birçok bölgede afet sırasında kullanılacak malzemelerin bulunduğu konteynerler ortadan yok oluyor. 2000 yılında “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” ilan edilen kentteki 562 noktada park yasağına uyulmuyor. Depremde acil ulaşım için kullanılacak bu yolları ihlal eden sadece vatandaşlar değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de 11 yıl önce “1. Derece Acil Ulaşım Yolu” olarak belirlediği Fatih Fevzipaşa Caddesi’nin büyük bölümünü İSPARK’a otopark hizmeti için devrettiği ortaya çıkıyor.
İstanbul’un parlayan yıldızı Ataşehir’de de durum çok farklı değil. 1999 depreminin ardından Kadıköy İlçesi’ne bağlı afet yönetimi ve kriz merkezi oluşturma konularında ciddi adımlar atılmasına rağmen, geçen süre içinde çalışmaların savsaklandığı gözleniyor. Yetkililerin iyi niyetli açıklamalarına karşın, şimdiye dek yapılanların da ortadan kaldırıldığı görülüyor.
Bu sayımızda biz de Ataşehir’deki afet hazırlıklarına ilişkin duruma bir göz atalım istedik. İşte, Ataşehir’in afete hazırlık karnesi!
Afet yönetiminde ciddi adımlar
1999 Marmara depreminin ardından, planlı ve güvenli yapılaşmaya sahip Ataşehir’de ilçe afet yönetim merkezi kuruldu. Meriç Caddesi üzerinde, imar planında yeşil alan olarak ayrılan yaklaşık 25 dönüm arazi, depreme hazırlık ve olası bir afette kullanılacak birimlere verildi.
Bugün, artık ilçe emniyet müdürlüğünün bulunduğu betonarme binanın yanı sıra, beton laboratuvarı, yemek atölyesi, lojistik deposu, gıda hangarı ve son teknolojik olanaklarla donatılmış olan afet eğitim ve koordinasyon merkezi binası inşa edildi.
İlçe afet yönetim merkezi olarak hizmet vermeye başlayan bölgede, AKUT’a bağlı bir eğitim merkeziyle istasyon da kuruldu. Daha önce şantiye barakası olarak kullanılan prefabrik binalar da, depreme hazırlık amacıyla faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına tahsis edildi.
Kadıköy Belediyesi’nin organize ettiği afet yönetim merkezinde, eğitim, örgütlenme ve tatbikat çalışmaları yürütülmekteydi. Beton laboratuvarı ise, ilçedeki binaların durumunun tespit edilmesinde önemli bir rol üstlendi.
İlçe oldu, afet merkezi dağıtıldı
2008’in mart ayında ilçe ilan edilen Ataşehir’in, afet yönetiminde daha ileri adımlar atması beklenirken, Kadıköy Belediyesi dönemindeki olanaklar da ne yazık ki elden çıkarıldı. Afet eğitim ve koordinasyon merkezi olan bina, yerel seçimin ardından önce geçici başkanlık binası, bir süre sonra da evlendirme dairesi yapıldı.
Afet yönetim binası olarak kullanılan yapı, emniyet müdürlüğü; kapatılan beton laboratuvarı, emlak müdürlüğü; malzeme deposu da fen işleri müdürlüğü oldu. Olası bir afette aşevi olarak kullanılması planlanan yemek atölyesiyse, özel bir şirkete verildi. Afet yönetim merkezine inşa edilen yeni binalara da belediye ve resmi kurumlara ait birimler yerleştirildi.
Yeşil alana kurulan afet merkezinde bugün artık, fen işleri, park bahçeler, emlak, zabıta ve veteriner müdürlüklerinin yanı sıra, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Pasaport Şube Amirliği, Atatürk Mahallesi Muhtarlığı ve İlçe Seçim Kurulu faaliyet gösteriyor.
AKUT’a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına tahsis edilen birimler yerini koruyor ama, İl Özel İdaresi’ne ait barakaların bulunduğu arazi üzerindeki işgalin de kaldırılması isteniyor.
Afet konteynerleri gitti tabelalar kaldı
Marmara depreminin ardından Ataşehir’de belirli noktalara yerleştirilen, içinde afet sırasında kullanılacak malzemelerin bulunduğu afet konteynerleri de bir süre sonra ortadan yok oldu. Deprem konteynerlerini finanse eden reklam şirketinin dev reklam tabelaları ise olduğu yerde duruyor. 11 yılda tarih olan deprem konteyneri projesi, afete hazırlık konusunda ne kadar ciddi olduğumuzun da kanıtı gibi.
AKUT’UN ATAŞEHİR’LE İLGİSİ YOK
Eskiden afet yönetim merkezi olan bugün belediye birimlerinin bulunduğu alanda, halen lojistik deposu ve eğitim birimi bulunan AKUT’un ise Ataşehir’le bir ilgisi yok. Kurulduğu günlerde Kadıköy Belediyesi’yle, çeşitli kuruluşlara ve gönüllülere afet eğitimi veren AKUT’un, Ataşehir’de yerel birimlerle yürüttüğü bir çalışma da bulunmuyor.
Ataşehir Belediyesi yetkililerinin, arama-kurtarma birimi kurulması ve afet eğitimi konusunda AKUT ve AKA ile iş birliği yapılacağına ilişkin açıklamalarıysa henüz hayata geçmiş değil. AKUT yöneticileri, talep halinde belediye ile birlikte çalışacaklarını söylüyor.
BELEDİYE AFET YÖNETİMİNİN NERESİNDE?
Yasaya göre ilçe afet kriz merkezleri valilik tarafından kurulabiliyor. Genellikle afet meydana geldikten sonra kurulan bu merkezler, ancak afet sonrasında çözüm üretmeye çalışıyor. Kimi yerel yönetimlerin afete hazırlık konusunda kayda değer çalışmalar yürüttüğü de biliniyor. Peki, kuruluşundan bugüne sel taşkınları dışında afet deneyimi bulunmayan Ataşehir Belediyesi ne yapıyor?
Başkan Battal İlgezdi, afet konusunda bir çalışmalarının bulunmadığını söylüyor. Fakat, belediye müdürlüklerinin bir kısmının içinde bulunduğu bölge, artık afet yönetim merkezinden eser kalmasa da hala ‘afet merkezi’ olarak anılıyor.
Ataşehir Belediyesi’nin tartışmalı bir başka icraatı da helikopter pisti. Çevre sakinlerinin ‘Ağaoğlu’na kıyak’ olarak eleştirdikleri pist ve helikopter hangarı da yeşil alan üzerine, özel bir şirket tarafından inşa edildi. Eleştirilerden sonra, hangarın üzerine “Afet Kriz Merkezi Helikopter Pisti” yazıldı.
BAŞKAN YARDIMCISI SADIK SEMİH KAYHAN:
SAĞLAM BİNA YAPMAK DAHA ÖNEMLİ
Ataşehir Belediyesi’nin afet yönetimi konusunda yetki ve sorumlulukları neler? Eski afet yönetim merkezini boşaltan belediye, afetle ilgili yeni bir düzenleme yapacak mı? Afete hazırlık için bir çalışma yürütülüyor mu? Kadıköy Belediyesi döneminde benzer çalışmalara imza atan Ataşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Sadık Semih Kayhan’a sorduk. İşte Kayhan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar...
“İstanbul’da ceset torbası hazırlamak, molozların nereye döküleceğini tespit etmek, toplanma alanlarını belirlemek, afetle ilgili kurtarma ekipleri oluşturmak çok önemli, ama bunlar aslında acizliğin de ifadesi. Elbette afette nasıl hareket edileceği, ilk yardım bilgisi, okulların, binaların nasıl tahliye edileceğinin bilinmesi ve halkın eğitilmesi önemli. Ama tüm bunlara gerek kalmaması için de bir çare var: Bu çare de olası bir depremde ayakta kalacak güçlü binalar yapmaktır.
1999 depreminden sonra birkaç bina güçlendirmesinin dışında bir şey görmedik. Hangi yasal düzenlemeler yapıldı? Hangi kentsel yenileme yapıldı, bu yenilemeyi sağlayacak hangi yasa getirildi? Bunlar belediyenin görevleri arasında değil. Vatandaş izin vermezse belediye çürük binalara müdahale edemiyor. Yasal düzenlemeler yapılarak, binaları yıkıp yeniden yapmak gerekir.
Ataşehir depreme hazır değil
Ataşehir’in yüzde 20’lik kesimi dışında, bir de 1999’dan sonra yapılan binalar hariç, tüm mahallelerde binalar mühendislik hizmeti almadan yapılmış. Zemin, malzeme ve işçilik konusunda bir tespit yok. Yani binaların güvenliği hakkında bilgimiz yok.
Belediye henüz bir çalışma yapmış değil. Sadece 5000’lik imar planına ilişkin bir envanter çalışması yaptık. Ön fikir vermesi için gözle, yüzeysel olarak bir tespit çalışması bu. Binaların durumunu tespit etmek için, içine girip tek tek inceleme yapmak lazım. Bu çalışma ciddi ve oldukça pahalı bir iş, böyle bir çalışmayı henüz başlatamadık, İstanbul’da da başlandığını düşünmüyorum.
Afet yönetim merkezi yeniden düzenlenecek
Belediyenin bir kriz merkezi kurması zorunlu. Afet yönetim merkezi alanını amacına uygun olarak yeniden düzenleyeceğiz. Belediyenin ciddi bir yer sıkıntısı vardı, bu yüzden bu alanı kullandık. Ama yeni belediye binası 15 ay içinde yapılıp teslim edilecek. Bu alanı boşaltacağız, bazı binaları koruyacağız. Zaten yeşil alanın bir işlevi de afet anında toplanma yeri olmasıdır. Bu alanda haberleşme sistemleri kurulacak. Burası, eğitim seminerleri ve tatbikatlar için kullanılacak. Yüksek gerilim hatları bulunması nedeniyle zaten orada bir yapılaşma olmaz.
Önemli olan sağlam bina yapmak
İstanbul 13-14 milyon kişinin yaşadığı bir kent, maalesef binaların yüzde 70’i hakkında yeterli bilgi yok. Kriz merkezi çok önemli ama bir an önce binaların yenilenmesi gerekir. Japonya’da 9 şiddetinde deprem oldu, hepimiz gördük, depremden 20 kişi öldü, diğerleri tsunamiden öldü. Yani sağlam bina yapmak birincil öncelik. Kurtarma ekibi kursak ne olacak? Sadece Ataşehir’de 1500 sokak var, deprem anında enkaz altında kalıp da kurtarılmayı beklemek biraz hayalcilik oluyor.”
KIZILAY’DAN AFETE HAZIRLIK
Türk Kızılayı Ataşehir Şubesi ise afete hazırlık çalışmaları kapsamında, şubenin bulunduğu alanı acil durum ve toplanma alanı ilan etti. Yeşil alan olduğu halde özel bir okula otopark olarak verilen alana, konteynerler yerleştiren Kızılay, yardım çalışmalarını bu alanda yürütecek. 20 çadır kurulabilecek büyüklükteki alanda afet sırasında halka hizmet verilecek. Türk Kızılayı, yardım ve müdahale operasyonlarını Pendik’te bulunan bölge koordinasyon merkezi MAFOM’dan yürütecek.
|