BİNALAR YÜKSELİRKEN KOMŞULUK AZALIYOR
Ataşehir bu gidişle Dubai’yi aratmayacak. Farkında mısınız günümüzde her bina, bir öncekiyle yükseklik yarışına girmiş gibi, daha yüksek katlı inşa edilmeye çalışılıyor. İmar emsal oranları artırılarak yapılan bu binalar çevremizde yükselirken, kentsel altapı ve donatı alanlarının oranı da artıyor mu acaba?
Sanmıyorum. Kimsenin kentsel donatı alanlarıyla ilgilendiği de yok. Yapılan binalardan gözü kapalı konut almak için kuyruğa girenler biz değil miyiz? Sky Towers, Meridian, Deluxia ve diğerleri. Ne oldu bizim gardenyalarımıza, mimozalarımıza, kamelyalarımıza acaba? Türkçe’den utanır mı olduk? Konforlu, lüks binalar yaparken, kalın duvarlarla etrafını çevirerek onlara yabancı isimler vermek yerine, sokağı, meydanıyla, kendi dışındaki dünyayı ötekileştirmeyen bir ilişki kurmakla binalarımız daha değerli olmaz mı? Yoksa yaldızlı isimlerin arkasında hangi sorunları saklamaya çalışıyoruz?
Milyon liraya satılan evinize, anayola park etmiş TIR’lar yüzünden gidemiyor musunuz? Üç şeritli yolu tek şeride indiren taksi duraklarına ne demeli? Çoğumuzun otomobili var, fakat çağ dışı toplu ulaşım araçlarını bu kente layık görenlere sesimizi çıkarabiliyor muyuz? Belediye koruyu söküp kebapçı dükkanı mı açmış; üstelik kaldırımı da otopark mı yapmış?
Yalnız kal ve mutlu ol!
Emlak Bankası’nın Doğu Ataşehir’de inşa ettiği siteler, bahçe çitlerinin ötesindeki sokağı, meydanları, yeşil alanları ve mini alışveriş merkezleriyle bir bütündü. Bu yüzden Habitat ödülüne layık görüldü. Ama TOKİ’nin konut anlayışı yakın geçmişte ranta dayalı olarak hayli değiştiğinden, Ataşehir’in diğer projelerinin insanı ıskalayan yönleri artık eleştiriliyor.
Ataşehir’de eskiden birçok sitede yapılan yaz şenlikleri, bahçe partilerinin sayısı oldukça azaldı. Adaların etrafındaki bitki çitlerinin yerini tel örgüler, dikenli teller aldı. Komşusuna güvenemeyen insanların kaygısı, giderek içine kapanan bir şehir yaratıyor. Sistemin bize dayattığı duvarların arasında yalnızlaşarak mutlu olma ideolojisi meyvelerini veriyor. Çocuk parklarındaki kaydırakların çoğu boş. Binaların yükselmesi komşuluk ilişkilerinin düzeyini alçaltıyor. Birbirimizden gözlerimizi kaçırıyor muyuz ne?... Selamlaşmak artık ağır bir yük gibi.
O zaman şu gerçekle yüzleşmenin zamanıdır: Gökdelenlerin yüksekliği artarken, yüreklerimizdeki kara deliklerin çapı da büyüyor...