ATAŞEHİR’E ‘GETTO’ ELEŞTİRİSİ
ELİT MİYİZ, DEĞİL MİYİZ?
“Laik kesimin site kenti Ataşehir gettolaşmanın izleriyle dolu; sosyal farklılıkların kabulünü ve günlük yaşamdaki iç içeliği ortadan kaldıran, kültürel ayrışmayı körükleyen, kendinden olmayanı dışlayan bir tür cemaat yapılanması...” Ataşehir, geçtiğimiz ay, 12 eylül Referandumu’nun sonuçlarına bakarak, yerleşim alanlarını değerlendiren yaygın medya organlarında bu ifadelerle gündeme getirildi.
Kimi gazeteci, uzman ve hatta bilim insanlarınca ortaya atılan bu Ataşehir tanımlamaları ne kadar doğru? Toplu konut sitelerinin bulunduğu merkez Ataşehir ‘getto’ suçlamalarını hak ediyor mu? Ataşehir, sosyal ve kültürel ayrışmanın simgesi mi; Ataşehirli kendinden olmayanı dışlıyor mu?..
“Ataşehir gettolaşmanın izleriyle dolu. Her köşesi çiçekçi, sıra sıra tekel bayii; parkın girişinde Atatürk heykeli; gençleri kulüpte takılıyor, üçgen vücutlu adamlar, ince uzun sarışın kadınlar koşudalar; genç kızlar dans dersine yetişme derdinde; bir sitenin güvenlik görevlisi, “Burada bikiniyle gezen bile var, Türkten çok Rus var, Kurtlar Vadisi dizi oyuncuları da burada. Bir genç burada kendim gibi elit ve aydın insanlarla bir arada yaşamaktan memnunum” diyor; Yüzde yüz ‘hayırcı” Ataşehir.”
Ataşehir’e gelerek yüzeysel bir gözlemle yetinen muhabir, yaygın bir medya organında Ataşehir hakkındaki gözlemlerini böyle kaleme alıyor. Bir televizyon kanalında ise, içinde uzmanların da olduğu bir grup aynı konuyu tartışıyor.
Toplumbilimci bir profesör, siteleri “etrafı duvarlarla örülü, kapısında güvenlik elemanları olan, ortak kullanım alanlarına sahip, yabancıların giremediği yapılanmalar, ortaçağ kentleri” olarak tanımlarken Ataşehir’den, “laik kesimin site kenti, kültürel blok, cemaat yapılanması” olarak söz ediyor.
Bir başka uzman da, toplu konut projelerinin getto yarattığına değinerek, sitelerin kentin bütününden kopuk, izole, tek tip fonksiyonu olan yerleşimler olduğunu dile getiriyor. Gettolaşmış site kentlerin kültürel kimlik ve yaşam tarzı farklılıklarını arttırdığı ileri sürülerek yaratacağı sorunlara dikkat çekiliyor...
Elit ve getto muyuz?
Kısaca ‘elit’ ve ‘getto’ kavramlarına da göz atalım: Türkçe karşılığı ‘seçkin’ olan elit sözcüğünü Türk Dil Kurumu, “Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan kişi veya grup” şeklinde açıklıyor. Politik literatürde çarpıtılmış şekliyle sıkça, “kendini halkın üzerinde gören” olarak kulanılmakta.
TDK Büyük Sözlük, ‘getto’ sözcüğün karşılığını ise “Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi” ve “Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü” olarak veriyor. İngilizce Sözlük ek olarak etnik ya da radikal grupların birlikte yaşadığı yer ifadelerine de yer veriyor.
Uzun süredir burada yaşayıp da ‘Ataşehirlilik’ kimliğinin gelişmesine tanıklık etmiş yerel yayın organı olarak, yazılıp söylenenlere biraz da şaşırmadık desek yalan olur. Sitenin güvenlik görevlisinin söylediklerinden yola çıkarak ‘bilimsel’ analiz yapmayı tercih eden yayın organlarının, Ataşehir sakinlerinin görüşlerine ihtiyaç duymamalarını, meslek etiğiyle çelişen bir iletişim hatası olarak görmeyi tercih ediyoruz!
Toplu konut sitelerinin bulunduğu merkez Ataşehir ‘getto’ suçlamalarını hak ediyor mu; Ataşehir, sosyal ve kültürel ayrışmanın simgesi mi; Ataşehirli kendinden olmayanı dışlıyor mu; Kimi gazeteci, uzman ve hatta bilim insanlarının ortaya attığı bu değerlendirmeler kabul etmek mümkün mü? İşte Ataşehirlilerin görüşleri...
SİYASETÇİLERE GÖRE ATAŞEHİR GETTO MU?
BAŞKAN İLGEZDİ: SİYAH-BEYAZ DİYE İKİYE AYRILMIŞ
Ataşehir’in elit kesim, laik getto olduğu düşüncelerine katılmıyorum. Ataşehir’de kimse kimseyi dışlamaz ama bir gerçek var ki, Ataşehir’in grisi yok, siyah ve beyaz diye ikiye ayrılmış. Merkez mahallesi düzenli, planlı, sorunları hallolmuş fakat, kenar mahallelerin inanılmaz sorunları var. evlerin tapusu yok, imarı yok. Yeşil alan, çocuk parkı yok. Kentin 5000’lik planını yapmadan bu sorunları çözmek mümkün değil. Muhakkak imar planlarını yapacağız.
CHP İLÇE BAŞKANI KAYA ULUYILMAZ:
İNSANLARI KÖMÜRLE BULGURLA KANDIRAMADIKLARI İÇİN AYRIŞTIRIYORLAR
AKP hükümeti iktidar olduğu günden beri toplumu ayrıştırarark iktİdar olmaya çalışıyor. Bu ilkede ekonomik ve eğitim düzeyi yüksek çok fazla insan yok, niçin ayrıştırıyor? Çünkü kentleşmiş bölgelere yaşayanlara kömür, bulgur veremiyor. Boş vaat veremiyor, çünkü insanlar gazete okuyor, vatandaşlık haklarını kullanıyor ve eleştirmeyi biliyor. Bu yüzden onları ayrıştırıyor. İnsanları kentliler, köylüler, elitler, laik gettolar diye ayırmak yakışmıyor.
İkinci bir husus, okur yazar aydın insanları yok saymak, bilime de topluma da haksızlık. Bu da bu ülkeyi yönetenlerin ayıbı. Toplu konut sitelerine baktığımızda, bu insanlar alın teriyle emeğiyle geçinen insanlar. Bunları ötekileştirmek, sosyal patlamanın yolunu açmak demek. Bu insanlar kömürle, bulgurla kandırılamadığı için, elit olarak gösterilerek ayrıştırılmaya çalışılıyor.
Ancak artık yolun sonuna gelindi, insanları kandırarak bir kez daha iktidar olamayacaklar.
AK PARTİ İLÇE BAŞKANI NİMETULLAH TOPU:
ATAŞEHİR GETTO DEĞİL
Ataşehir sakinlerini genelleyen yaklaşımları doğru bulmuyorum. Batı Ataşehir için elit nitelendirmesini kabul edebiliriz. Batı Ataşehir de yapılaşmanın yeni olması, sosyal donatı alanlarının yetersiz olması henüz semt bilincinin de oluşamamış olmasının gerekçesidir bana göre, Doğu Ataşehir ise, komşuluk ilişkileri oldukça yaygın, toplumun her gelir seviyesinden insanının yaşadığı, semti, siteyi yönetme kültürünün yerleştiği daha homojen yapıdadır ve kesinlikle elit kabul edilemez.
Kendi gibi yaşayan kendi gibi düşünen insanlara aynı yerde yaşama isteğinin toplumsal barışın tesis edilmesini zorlaştırır. Birlikte ve hoşgörü kültürü içinde yaşama mecburiyeti bizim tarihsel gerçeğimizdir.
Merkez Ataşehir semti sadece Cumhuriyet bayramı etkinlikleri ve fener alayında hatırlanmamalı, insanların duygu, düşünce ve hassasiyetleri siyasete alet edilmemelidir.
Özetle, Ataşehir semtinde laik hassasiyetleri yÜksek insanların daha fazla olduğunu kabul etmekle birlikte, getto ve hoşgörüsüzlük nitelendirmesini kabul etmiyorum.
AK Parti Atasehir ilçe teşkilatı olarak bölgede seçim calışmalarında eleştirildik, yeterli ilgiyi göremediğimiz zamanlar oldu, ama hiçbir zaman hoşgörüsüz ve kaba bir tepkiyle karşılaşmadık.
Bölgede oylarımızın düşük olması bizi umutsuzluğa sevketmiyor, Aksine daha cok çalışmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bizler siyasetçiler olarak seçmenin daha önce oy verdiği siyasi partiye katolik nikahı ile bağlı olmadığı kanaatindeyiz.
UZMAN GÖRÜŞÜ
ŞEHİR PLANCISI PROF. DR. YÜCEL ÜNAL:
ATAŞEHİRLİ BİRLİKTE YAŞAMAYI BENİMSİYOR
Ataşehir 20. asrın şehri, yönetimsel değişiklikle burası çevredeki varoşlarla birlieştirildi. Birleştirildiği yerde gecekondu da var, alt gelir grubu da, orta gelir grubu da var. Ataşehir gibi siteleşmiş varlıklıların da oturduğu yerler var. Ataşehirli bu birleşmeden rahatsız değil. Hatta imar davasında yeşil alanlarını savunurken, nüfus arttığı için kendi dışındaki semtlerin de bu rekreasyon alanından yararlanmaları gerektiği dile getirilmişti.
Ben, gettolaştığı kanısında değilim. Medyada “şurası mı, burası mı getto” diye tartışılmasını da anlamlı bulmuyorum. Laik getto, dini getto diye semtleri ayırmak doğru değil. Getto, dış ülkelerde kullanıldığı anlamıyla çöküntü alanları olarak tarif ediliyor. Yöre olarak bir mahalle ve semtin sosyal ve ekonomik açıdan düşük bir yer olduğunun ifadesidir.
Ataşehir’den söz edilirken, aydın, elit insanların yaşadığı yer deniyor ama bunun ölçütü ne? Ataşehir’i aydınların yaşadığı, elit bir yer olarak vasıflandırmak doğru değil. Dışarıdan bakıldığında böyle görülüyor ya da gösteriliyor.
ELİT MİYİZ, DEĞİL MİYİZ? SİTE SAKİNLERİ KONUŞUYOR
ÖMER KARAN: AYNI PAZARA GİDİYORUZ
Son 30 yıldır, üst gelir grupları villalara, orta gelire sahip insanlar da toplu konut sitelerine yöneldi. Bankanın çok uygun koşullarda satışa sunduğu Ataşehir projesi, binaları, yolları, havuzu, yeşil alanları ve hayalleri ile bir yaşam tarzıydı, bunun için de Habitat ödülü kazanmıştı.
Ataşehir’i tercih etmenin tek göstergesi gelir değil, yeni bir yaşam tarzına olan özlemdi. O günlerde buradan ev alanlar bürokrat, öğretim üyesi, milletvekili, özel sektör çalışanı, gazeteci vb kişilerin hayata bakış açıları başkaydı.
Ataşehir son derece karışık bir kültürel ve ekonomik yapıya sahiptir. İnsanların bir kısmı işlerinin bozulması nedeniyle kira ve aidat ödeyememekte başka yerlere taşınmaktadır. Hal böyleyken bir gettolaşmadan sözetmek, Ataşehirli elittir demek kesinlikle söz konusu değil.
Dışarıdan elitist bir gettolaşmış yerleşim merkezi gibi görülebilir ama pek çok Ataşehir sakini komşu mahalle sakinleriyle Emekevler’deki aynı semt pazarından alışveriş yapıyor.
BİLGİN KURALLI:
GELİR DÜZEYİ DEĞİL, EĞİTİM DÜZEYİ YÜKSEK
Ataşehirli, gösterilmeye çalışıldığı gibi, burnu büyük, elit tabaka değildir. Pek çok insan 5-10 yıl vadeyle konut sahibi oldu. Eğer çok zengin filan olsaydı bastırır parayı peşin ev alırdı. Çok zengin bir semt değil Ataşehir, bulvar üzerinde habire dükkanlar açılıp kapanıyor.
Ataşehir kendinden olmayanları dışlayan, küçümseyen bir yer değil. Getto eleştirisine katılmıyorum. Ama yüksek eğitimli insanların toplandığı yer olduğu doğru. Bunda semtin planlı, güzel bir çevreye, kaliteli binalara sahip olmasının rolü var. Eğitim düzeyi insanların oy tercihlerine yansıyor, bu konuyla ilgili araştırmalar da yapılmış. Eğitimli insanların çoğunun iktidar partisine oy vermedikleri tespit edilmiş.
SÜLEYMAN KILIÇ:
ATAŞEHİR ‘CEMAAT’ DEĞİL
15 yıldır Ataşehir’de oturuyorum, mühendis ve işadamıyım, Ataşehir’in ayrıcalıklı bir yer olduğunu düşünüyorum ama kişisel olaral kendimi ayrıcalıklı, elit olarak hissetmiyorum. Burası dışarıya kapalı, kendinden olmayanları dışlayan, ayrıştıran bir yar değil. İnsani olarak da bir iş adamı olarak da bunu doğru bulmuyorum. Referandum ya da seçim sonuçlarına bakarak ‘cemaatlaşma’ olarak yorumlanması doğru değil.
FEYZAN İNCEOK:
HERKESLE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ
Ataşehir getto değil, herkese açığız, herkes bir birine yardımcı oluyor, toplu konut sitesinin dışındaki insanlarla da dayanışma ve komşuluk ilşkilerimiz iyi. Seçim sonuçları farklı bir konu, seçimdeki oy tercihlerine bakarak, kamplaşma, sosyal ayrışma olduğu, Ataşehirlilerin kendi dışındakileri dışladığı düşüncesi çıkarılamaz.
MÜFİDE AYDOĞAN:
ELİT DEĞİLİZ, DAHA BİLİNÇLİYİZ
Elit olmak, okur-yazar olmak anlamında doğru. Elit’i kendisi gibi olanlarla birlikte yaşamak anlayışı doğru değil. Dışlama, küçümseme gibi davranışları benimsemiyorum. Oy tercihi, eğitim düzeyiyle, bilgi, bilinç ve sorumlulukla, daha çok kafa yormakla ilgili bir konu. Bu anlamda laik getto, cemaat vb ifadeleri doğru bulmuyorum.
LEVENT KARA:
SİTELER ÖTEKİLEŞTİRİYOR
TOKİ’nin inşa ettiği sitelerin çevre semtlerle olan ilişkisiyle ilgili bir konu. Bana göre elit değiliz, veya kısmen elitiz, fakat onların bizi nasıl gördüğü önemli. Bu sorun sadece Ataşehir’de değil her yerde var. Gettolaşma bazı yerlerde var. Sadece sitede oturanlar değil, çevresindeki yoksul kesimdekiler de ayrımcı bakabiliyor. Barbaros Mahallesi’ndeki bir oto yıkama işçisine Uphill’de oturuyorum dediğiniz zaman, size davranışı değişiyor.
Ben burada oturmayı, zengin ve ayrıcalıklı olduğum için değil, planlı konut, deprem güvenliği, otopark, çevre ve ulaşım kolaylığı için tercih ettim. TOKİ belli bir ekonomik ve düşünce düzeyine göre proje üretip sunuyor. Siteler bu açıdan belli gelir düzeyindekileri bir araya topluyor. Ama site anlayışına, sitelerin etrafının telle çevrilmesine karşıyım. Bu uygulamalar, ister istemez ötekileştirmeye yol açıyor.
SEMA YÜCE: ELİTİST DEĞİLİZ
Bu konu, Ataşehir’in ilçe olmasıyla ve referandum sonuçlarının ardından gündeme getirildi. Sitelerde yaşayanlar için ‘laik getto’ tanımını doğru bulmuyorum. Gerçek olan şu: Ataşehir’de sitelerde yaşayanlar, diğer mahallelere göre gelir, eğitim ve sosyah düzeyi açısından daha farklı. Bu onları ayrıcalıklı ya da üstün konuma getirmiyor. Elit belki ama elitist değil.
Bu sitelerde yaşayanların çoğunluğunun, kendinden olmayanı dışladığı, hor gördüğünü kabul etmiyorum. Tam tersine gördüğüm ve izlediğim kadarıyla diğer kesimleri destekliyorlar. Kültürel ayrışmayı artıran değil, azaltan bir yaklaşım var. Ataşehirlinin bu eleştirleri hak etmediğini düşünüyorum.
MUHTARI LEYLA ŞAYLAN:
SİTELERDE SOSYALLEŞME DAHA YAYGIN
Biz insanlar arasında ayrım yapmıyoruz, belli bir ekonomik seviyede olabiliriz, fakat insanları ayrıştıran, dışlayan ilişkilerimiz yok. Bu anlamda elit değiliz. Ataşehir siteleri planlı, sorunsuz bir kentleşme olduğu için tercih edildi. Sitelerde ayrıca sosyalleşmenin daha geniş yaşandığı kanısındayım.
İstenirse, eski köy, mahalle gelenekleri modern yerleşim alanında hayat bulabiliyor. Burada ikamet edenler, dışarıdan gelip gidenler, çalışanlar, işyeri sahipleri ya da başka semtlerde oyuranlarla her sosyal etkinlikte beraberler. Mahallemizin sakinleri, zengin fakir demeden, yürüyüşte, koşuda, müzik korosunda, sanat etkinliğinde, bahar şenliğinde, her konuda dayanışma içindeler. Böyle bir oluşuma getto denebilir mi? |