ATAŞEHİR’İN YENİ GELİNİ GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ İLE KONUŞTUK:
Başkan’ın Eşi Olmakla Çalışma Anlayışım Değişmez
Diş hekimi, müzik tutkunu bir sanatçı, hırslı, çalışkan, çağdaş, Atatürkçü bir yurtsever... 6 Haziran’da Belediye Başkanı Battal İlgezdi ile evlenerek bir anlamda Ataşehir’in ‘fırst lady’si olan Gamze Akkuş İlgezdi’yi böyle tanımlamak sanırız yanlış olmaz. Başkan eşi olduğu için çalışma tarzını değiştirmeyeceğini söyleyen Gamze Hanım, hakkındaki tüm olumsuz haberlere kulaklarını tıkamış, Ataşehir için çalışmakta kararlı: “İstifa etmedim, görevi vekaleten yürütüyorum” diyor.
29 Mart seçimlerinde Ataşehirlilerin oylarını alarak, bir anlamda “güvenilir kişi” olduğunu tescil ettiren Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin, şimdi eşi olan nişanlısı Gamze Akkuş’u Sağlık ve Kültür Müdürlüğü’ne ataması geçtiğimiz ay yaygın medyanın gündemini günlerce meşgul etti. Gamze Hanım’ın işinin ehli bir hekim olduğunu, görevi hakettiğini söyleyenler de oldu, atamaların etik olmadığını ileri sürenler de. Eleştiriler üzerine, görevi vekaleten yürüttüğünü açıklayan Gamze Hanım’ın istifa ettiği haberleri bile yayımlandı. Biz de tüm Türkiye’nin gündemini bir süreliğine de olsa meşgul eden konuya ‘ilk ağızdan açıklık getirelim’ dedik ve Gamze Hanım’a aklımıza takılanları sorduk:
-Seçim sürecinin içinde olan bir kişi olarak sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Seçim döneminde yaptığım çalışma Battal Bey’e destek vermekten öte bir şeydi. Ben, öncelikle Atatürkçü yönetime sahip bir ülkenin geleceği için çalıştım, destek verdim. Bunun yanı sıra elbette, doğru bulduğum, inandığım bir yolda nişanlımın yanında, onunla birlikte yürüdüm. Devlet memuru olsam da benim bir ideolojik bakışım, politik görüşüm var. Bu görüşe denk düşen bir yolda, onun yanında olmaya çalıştım. Bunu sadece, Battal Bey’in kişisel kazanımı için değil, ülkem için, kendimi bir birey olarak sorumlu duyduğum gereklilikler adına yaptım.
Seçim sonuçlarına gelince, hemen herkes “Kimsenin beklemediği bir sonuç” dedi. Ama ben ve Battal Bey’in yanındaki 4-5 insan, kazanacağımıza inandık. Aslında o süreçte, zoru başardığımızın farkında değildim. Kazandıktan sonra, insanların tepkilerini görünce, geri dönüp baktım ve “Aslında ne kadar zor bir işi başarmışız” dedim. Burada örgütlü, güzel bir çalışma yapıldı. Battal Bey’in, kişisel kimliği ve bölgede tanınmasının yanı sıra çok iyi bir örgütlenmeyle, çok kısa bir sürede, çok geniş kitlelere ulaşmayı başardık.
-Sizin varlığınız Battal İlgezdi’nin kazanmasında etkili oldu mu?
Seçim çalışmaları sırasında, Battal Bey beni bazı yerlere götürmek istemiyordu. Ben, ısrarla yakasına yapışıp, gidiyordum. Çünkü bir kadın olarak benim orada olmam, diğer kadınlara cesaret verecek, kendilerini daha iyi hissedip orada olmak isteyeceklerdi. Ben artık Türk toplumunda “Benim eşim şu partiyi tutuyor, şu kişiye oy veriyor, ben de ona vermeliyim” anlayışının aşıldığını düşünüyorum. Kadınlar, ister köy, ister kent kimlikli olsunlar, kendilerine sempatik gelen, inandıkları insana oy veriyorlar. Evde konuşulanın, belirlenenin tersine, seçim sandığında kendi tercih ettiklerine oy verebiliyorlar. Bu yüzden, bir kadın olarak, seçim çalışmaları sürecinde Battal Bey’in yanında oldum.
-Peki biraz da kendi kimliğinizden, kariyerinizden söz eder misiniz?
Ben diş hekimiyim. Marmara Üniversitesi mezunuyum. 17 yıl SSK Okmeydanı Hastanesi’nde hekim olarak görev yaptım. Sağlık, sevdiğim, hep hizmet vermek istediğim bir alandı. Hizmet sürecinde, bir dönem hekim olarak, bir dönem de başhekim yardımcılığı gibi idari kadrolarda görev yaptım. 17 yıl, hiç kesintisiz sabah saat 6.30, akşam 5 İstanbul’un en yoğun hastanesinde çalıştım. 657 sayılı yasaya tabi devlet memuru kadrosunda görev yaptım. Buraya oradaki görevimden istifa edip gelmedim. Oradaki kadromla yatay geçiş yaptım. İstifa edip, belediyenin bir kadrosuna atanmadım, var olan kadrom kullanıldı.
-Ataşehir Belediyesi’ndeki görevinizden istifa etmediniz mi?
Hayır, istifa etmedim, sadece vekaleten görev yapıyorum. Belediyede çalıştığım konum anlamında prosedüre uymayan hiçbir durum yok. Buraya geçişim bir terfi anlamına gelmiyor. Hatta mali kazanç açısından tam tersi kaybım var. Maaşım 3 de bir oranında düştü.
-Bu durumun etik olup olmadığı tartışılıyor...
İnsanlar bunun etik olup olmadığının tartışmasını yapıyorlar ama, Ataşehir Belediye Başkanı’nın başarılı olmasını kimse benim kadar isteyemez herhalde. Eğer benim birikimim bu konuda yeterli ise, konumum bu alana uygunsa, burada benim Ataşehir’e de, başkanın başarısına da katabileceğim çok şey vardır. Ben burada bu işi herhangi birinden çok daha iyi yapabileceğime, herhangi birinden çok daha fazla şey katacağıma inanıyorum. Bu nedenle de bu görevi elverdiği sürece, seve seve, en iyi şekilde yapacağım.
-Ataşehir’re sağlık konusunda hangi hizmetleri vermeyi planlıyorsunuz?
Şu anda Ataşehir’in merkezinde, sağlık alanında hizmet verecek bir merkez kuruluyor. Birçok branşın bulunduğu, çok sayıda hasta kabulünün yapılabileceği bir sağlık merkezi olacak. Alt katındaki depo ve üst katıyla birlikte 7 katlı olan bu binanın, 2 veya 3 katı diş polikiliniği şeklinde hizmet verecek. Diş polikliniğinin bir katı sadece çocuklara hitap edecek. Kadın ve çocuk sağlığı üzerine bir katımız olacak. Hastaların ulturason, rontgen gibi hizmetleri, büyük hastanelerde aylarca beklemeden alabileceği bir tanı merkezi de olacak. Ayrıca bu binada, bölge insanının kuyruklarda beklemeden kronik hastalıkları için başvurabileceği, komplike olmayan ilacını yazdırabileceği aile hekimliği hizmeti de verilecek. Bu çalışmamız sanırım yaklaşık bir ay içinde hayata geçecek. Bunun dışında her mahalleye bir sağlık ocağı, bir kreş kurmayı planlıyoruz. 17 mahallemiz var ve her mahallede bu yapılanmayı sağlayacağız. Çünkü sağlığın lüks değil, insanların en temel ihtiyacı olduğuna inanıyoruz..
-Biraz müzik kariyerinizden konuşalım. Müziği bıraktınız mı?
Hayır, bırakmadım. Ancak yaşamda bazen öncelikler vardır. Hayatınızın bir döneminde bir uğraşınız daha ön plana geçebilir. Öyle bir durum söz konusu. Ben uzun yıllar müzikle uğraştım. Öğrencilik yıllarımda profesyonel bir koro ile çalıştım. Yurt dışında ve içinde klasik ve folklorik halk müziği tarzında konser verdik. Bunun dışında çok bilinen bir grubun albüm çalışmasında yer aldım. Daha sonra bireysel çalıştım, kendi albümümü yaptım. Müzisyen bir aileden geliyorum. Benim hekim kimliğim kadar hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim bir müzisyen kimliğim de var. Şu an buna çok fazla zaman ayıramıyorum ama asla vazgeçmeyeceğim uğraşlardan birisi. Müziğe hiçbir zaman para kazanma aracı olarak bakmadım. Hedefim halk kültürü adına birşeyleri yaşatmak oldu. “İnsanın para amacı gütmediği ciddi uğraşları olmalı” diye düşündüm hep. Sağlık benim para kazandığım alan oldu. Müzik ise hobinin ötesine geçti, para amacı gütmediğim ciddi uğraşım oldu...
-Siz sağlık müdürüsünüz ama aynı zamanda belediye başkanının eşisiniz. Bu anlamda da görev ve sorumluluklarınız yok mu? Sağlık dışında, Ataşehir’i ileri götürecek sosyal çalışmalar yapacak mısınız?
Bu konumda olan herkesin gönüllü olarak yapması gerekenleri elbette ben de yapacağım. Ben, 17 yıl çok yoğun çalışmış bir insan olarak, her iki görevi de yürütebileceğimi düşünüyorum. Belediyedeki görevimi yaparken, başkanın eşi olarak da çeşitli alanlarda sosyal projelerin hayata geçmesi için çalışabileceğime inanıyorum. Ben birey olarak tırnaklarımla kazıyarak, çok çalışarak bulunduğum yere geldim. Battal Bey’le evli olmam çalışma tarzımın değişeceği anlamına gelmiyor. Yine eskiden olduğu gibi, hatta daha çok çalışacağım.
Söyleşi: Zeki Kar