ATAŞEHİR’İN SANAT ESERLERİ
HEYKELLER YAŞAMA DEĞER KATIYOR
PARKLARI, SİTE BAHÇELERİNİ, ÇARŞI VE APARTMAN GİRİŞLERİNİ SÜSLEYEN SANAT ESERLERİ, ÇAĞDAŞ KENTLEŞMENİN SİMGELERİ OLARAK ATAŞEHİRLİLERİN YAŞAMINDA YER ALIYOR. SAHİP OLDUĞU PLASTİK SANATLARIN ÇEŞİTLİ ÖRNEKLERİYLE ATAŞEHİR, KOCA METROPOLDEKİ TOPLU KONUT YERLEŞMELERİ İÇİNDE NEREDEYSE TEK ÖRNEK... HEYKEL KARŞITLIĞININ GÜNDEMDE OLDUĞU BUGÜNLERDE ATAŞEHİR’İN HEYKELLERİNE YAKINDAN BAKIYORUZ.
Ataşehir projesinin başladığı 1990’lı yıllarda, etrafı duvarlarla çevrili siteler yerine, dışa açık, ortak kullanım alanları bulunan, kentsel donatı birimlerine yer verilen bir şehircilik anlayışı gündemdeydi. Bu yüzden Ataşehir’in doğu kesimi, aynı zamanda, sanat ürünlerinin yaşamla iç içe düşünüldüğü bir yerleşim alanı oldu.
Emlak Bankası’nın uygulamasını yürüttüğü projede, 40’a yakın site ve çarşıdan bazılarında ve ortak alan konumundaki parklarda plastik sanat eserlerine yer verildi. Ünlü sanatçıların elinden çıkan 12 heykel, metrelerce mozaik pano, onlarca seramik ve vitray eser üretilerek Ataşehir’e yerleştirildi.
Ataşehir’in kent kimliği kazanmasına katkıda bulunan bu sanat eserleri, projeyi yürüten Emlak Bankası Uygulama Başmüdürlüğü ve müteahhit firmaların duyarlılığıyla hayat buldu. 1996 yılında İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Habitat Konferansı’nda, Ataşehir “Kent İçinde En İyi Kent” ödülünü aldı.
Ataşehir’de sanat sempozyumu
Habitat Konferansı, Ataşehir’in sanatla buluşmasına da ilham kaynağı oldu. Konferansta, 300 sanatçının katıldığı bir sanat sempozyumunun Ataşehir’de düzenlenmesine de karar verildi, ama sürenin çok az olması nedeniyle hazırlıklar yetişmediği için iptal edildi.
O dönemdeki gelişmeleri bize aktaran sanatçı Sadık Altınok, kentlerin sanat eserleriyle birlikte planlanması gerektiğini söylüyor. Altınok, Ataşehir’de sanat eserlerinin nasıl yapıldığına dair şu bilgileri veriyor:
“Büyük konut projeleri planlanırken, mimarlarla sanatçılar birlikte çalışmalı. Bir kentte sanat yapıtlarına yer verilecekse, bunlar proje aşamasında belirlenmeli. Ne yazık ki Ataşehir’de böyle olmadı. 1993 yılının sonunda, Ataşehir projesinin Müdürü Doğan Sezer’in isteğiyle, sanat ile şehir ilişkisi, sanat eserinin ne olması gerektiği, kent yaşamındaki yeri ve katkıları hakkında ayrıntılı bir rapor hazırlamıştım. Ataşehir’in günümüz Türk sanatçılarının eserleriyle donatılmasını önerdim.”
Ataşehir’in daha önce planlandığını ve büyük kısmının inşa edildiğini dile getiren Altınok, Ataşehir Bulvarı’yla Turgut Özal Bulvarı’nın kesiştiği Ataşehir Meydanı’nda şehirle bütünleşecek şekilde büyük bir anıt kompleksi tasarladıklarını, ancak yapımından vazgeçildiğini hatırlatıyor.
Ataşehir’de sanat yarışı
1995 ve 1996 yıllarında çeşitli sanatçıların ürettiği heykeller projenin çeşitli yerlerine konuldu. Sanat eserlerine, o günkü müteahhitlerden Alarko, Tekfen, Baytur ve Eltes firmaları destek verdi.
İlk olarak Mozaik Çarşı’daki mozaik panolar yapıldı. Bu panolar çarşıyı inşa eden Baytur şirketinden Hakkı Kazancı’nın ilgi ve çabasıyla hayata geçirildi. İstanbul’un kültürel mirasını konu alan eser 1995 yılında yapıldı.
Sadık Altınok, İstanbul Panaroması adlı mozaik çalışmasını, 16 öğrencisiyle birlikte 4,5 ay çalışarak 1995’te, çarşının kuzey cephesindeki 77 metrelik yuvarlak duvara monte etti. Bu çalışmanın beğenilmesinin ardından Ataşehir’i inşa eden müteahhit firmalar arasında bir sanat yarışı başladı.
Ardından Alarko’nun inşa ettiği adalarda 19 blok girişine 4’er metrekarelik vitray panolar yerleştirildi. Sanatçı Sadık Altınok bu vitraylar hakkında şunları söylüyor: “Ataşehir’deki vitrayların konusu ‘kuşlar’dı. Selçuklu devri çini sanatından esinlenerek hazırladığım vitraylarda renkçi bir üslup izledim.”
Baytur firması ise 40 Ada’da seramik yapılmasını istedi. Blok girişlerine denizi, kuşları ve gemileri konu alan seramik panolar yerleştirildi. Aynı sitede yapılan havuz düzenlemesinde de heykelle birlikte mozaik çalışmasına da yer verildi.
Sadık Altınok, maddi sorunlar yüzünden Eltes firmasıyla yapılan iş birliğinin sonuç vermediğini söylüyor. Sanatçı, bu eserlerin önemini ise “Bir kent sadece beton binalarıyla değil, yeşil alanı, ağaçları, sineması, tiyatrosu ve sanat eserleriyle bir bütündür” diye açıklıyor.
“Heykeller yaşamı pozitif etkiliyor”
Ataşehir’de adaların bahçesinde ve Sanat Parkı’nda ise tam 12 heykel bulunuyor. Tümü ünlü sanatçıların eseri olan bu heykeller kent yaşamını renklendiriyor, anlam kazandırıyor. Heykellerden 5’i ortak alandaki parklarda bulunurken diğerleri sitelerin bahçelerini süslüyor.
Heykellerden 4’ü kuşları konu alıyor. Sanat Parkı’nda bulunan Heykeltraş Necmi Murat’ın eseri olan ‘Dünyamız’ ve ‘Gökkuşağı’ adlı heykeller, kent yaşamıyla iç içeliğin en çarpıcı örnekleri olarak dikkat çekiyor. Ancak ortak alandaki bu heykeller saldırıya da maruz kalıyor. Örneğin, Said Aynekov’un eseri olan mermer heykel, kimliği bilimeyen ‘vandallar’ tarafından bir süre önce parçalandı. Parklardaki heykeller, boyanarak çirkin saldırılara da maruz kalıyor.
Ataşehir’deki heykellerin 4’ünü yapan heykel sanatçısı Ferit Özşen de çağdaş kentleşmenin sanatı da içine alması gerektiğini vurguluyor. Kentlerdeki sanat eserlerini, ‘güzel bir kadının üzerindeki takı’ olarak anlamlandıran Özşen, şunları söylüyor:
“Heykel insan düşüncesinin üç boyutlu hale dönüşmesinin şekli. Kentli, ona bakarken, seyrederken, kahve falı gibi kendine göre yorumlar yapmalı, sanat eseriyle iletişime geçerek onunla bütünleşmeli. Bu heykeller günlük yaşamın katılığını yumuşatır, yaşamın verimli, mutlu gelişmesine katkı sağlar. Sanat insanlar üzerinde pozitif etki yapar, yaşama sevincini artırır, insanı mutlu eder. İyi düzenlenmiş bir çevre içindeki plastik eser, insana haz verir ve güzel duygular uyandırır.”
SANAT ESERLERİ SAHİPSİZ
MOZAİKLER DÖKÜLÜYOR
Adını 77 metrelik mozaik panodan alan Mozaik Çarşı’nın esnafı ve yönetimi, sanat eserlerine sahip çıkamıyor. Çarşının kuzey duvarını kaplayan ‘İstanbul Panaroması’ adlı mozaik pano tehlike altında. Yapılaşma faaliyetleri nedeniyle 6 cm’lik sıvasında çatlaklar oluşan panonun mozaikleri dökülüyor. Çarşının zemin katında bulunan 6 metrelik mozaik pano da önüne konulan ATM makineleriyle kapatılmış durumda. Bir zamanlar sanat çalışmalarının itici gücü olan çarşı, bugün sanata duyarsız.
ÇİRKİN SALDIRI
Heykeltraş Necmi Murat’ın Sanat Parkı’ndaki eserleri ‘Dünyamız’ ve Gökkuşağı’, kendini bilmez grafiti özenticileri tarafından boya ile saldırıya maruz kalmış. Kentsel mekana değer katan heykeller, ne yazık ki, sahipsizliğin kurbanları olarak kurtarılmayı bekliyor.
MERMER HEYKEL PARÇALANDI
Sanat Parkı’nda 66 Ada’nın güvenlik kulübesinin önünde bulunan Said Aynekov’un heykeli, kimliği bilinmeyen vandalların saldırısıyla parçalandı. İlk saldırı da Ataşehir Magazin tarafından onarılarak yerine monte edilen heykel yine saldırıya uğradı. Parçalarının belediyenin deposunda olduğunu bildiğimiz heykelin onarılarak yerine monte edilmesini bekliyoruz.
Ataşehir’in Plastik Sanatlar Envanteri
(Eser Adı, Sanatçısı, Malzemesi ve Bulunduğu Yer)
HEYKELLER
Gökkuşağı, Necmi Murat, Bronz, Sanat Parkı
Dünyamız, Necmi Murat, Bronz, Sanat Parkı
Kanatlar, Said Aynekov, Mermer, Sanat Parkı (Vandallar tarafından kırıldı)
Totem, Rahmi Aksungur, Mermer, Sanat Parkı
Doğan, Ferit Özşen, Mermer, 66 Ada
Turnalar, Ferit Özşen, Bronz, 66 Ada
Zümrüdü Anka, Ferit Özşen, Bronz, 46 Ada
Ay Buluta Girince, Ferit Özşen, Metal, Zümrüt Sitesi
Saçını Tarayan Kız, Tamer Başoğlu, Mermer, 39 Ada
Rüzgar, Nadia Arditti, Bronz, 37 Ada
Su (Havuz Düzenlemesi), Heykel: Necmi Murat, Metal, 40 Ada
Cihat Konca Parkı
MOZAİKLER
İstanbul Panaroması, 76,5x1,6 metre Mozaik Pano, Sadık Altınok, İtalyan Cam Döküm Moziği, Mozaik Çarşı Dış Duvarı
Üç Kral, 6x1.5 metre Mozaik Pano, Sadık Altınok, İtalyan Cam Mozaik, Mozaik Çarşı Zemin Katı
Su Düzenlemesi, Sadık Altınok, Cam Döküm Mozaik, 40 Ada (Mozaikler, izolasyon çalışması sırasında söküldü)
SERAMİKLER
16. Kuşlar, Deniz ve Gemiler, Sadık Altınok, 40 Ada (Mercan Blok Girişleri)
VİTRAYLAR
17. Kuşlar, Sadık Altınok, Renkli Vitray, 2x2 metre 19 pano, 46 ve 66 Ada Blok Girişleri |