Ataşehir 57 Ada Kitap Kulübü’nün ekim ayı konuğu, ünlü yazar Selim İleri’ydi. Kitapseverler, yazarın 40. edebiyat yılını taçlandırdığı “Hepsi Alev” romanını yazarıyla birlikte tartıştı...
Cemile Besler İlköğretim Okulu Türkçe öğretmeni Gülnur Türe’nin girişimi ve 57 ada yöneticisi Sena Karslı’nın da desteğiyle 57 Ada’da kurulan kitap kulübü, aylık okuma toplantılarını sürdürmeye devam ediyor. 25 Ekim’de Ataşehir Robert’s Cafe’de buluşan kitapseverlerin konuğu ünlü yazar Selim İleri’ydi.
Hüznü, yalnızlığı, huzuru, huzursuzluğu, acıyı en iyi anlatan yazarlardan biri olarak belleklerimizde yer etmiş Selim İleri, Türk edebiyatının en üretken yazarlarından. Edebiyat serüvenine ‘Dostlukların Son Günü’kitabıyla Sait Faik Hikaye Ödülü, ‘Her Gece Bodrum’la Türk Dil Kurumu ödülü, ‘Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın’la Türkiye Yazarlar Birliği roman ödülü, ‘Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak’la Orhan Kemal Roman Ödülü gibi sayısız ödül sığdıran Selim İleri, son kitabı ‘Hepsi Alev’i kitap kulübü üyeleriyle değerlendirdi. Yazar ayrıca gündeme, edebiyata, hayata, siyasete ve aşkla sevdiği, büyük vefa gösterdiği İstanbul’a dair Ataşehirli kitapseverlerle sohbet etti ve söyleşinin ardından kitaplarını imzaladı.
Selim İleri “Hepsi Alev” romanında, 3. Leon’un aynı adı taşıyan torunuyla evlenen İrene’nin yaşamından bir bölümü anlatıyor. Bizans imparatorları, üç nesil boyunca kilisedeki ikonları yasaklamışlar. İrene ise “yüksek sanat” olarak gördüğü bu resimlerin yasaklanmasına hep karşı çıkmış. Kendi iktidarı döneminde, arkasına din görevlilerini de alarak yasağı kaldıran kişi olmuş.
İrene’nin ağzından yazılan ‘Hepsi Alev’, sadece ele aldığı konu ile değil, edebi açıdan da övgüye değer bir roman.
Selim İleri, ‘Hepsi Alev’in yazım serüvenini anlatarak başladı, Ataşehirli kitapseverlerle sohbetine. Yeni romanının çıkış noktasını şöyle anlattı:
“Benim için değişik bir çalışma oldu. Bu kitabı 40’ıncı yılla ilişiklendirerek yazmadım. ‘Fotoğrafı Sana Gönderiyorum’ diye bir hikaye kitabım vardı. Hikaye Ada’da geçiyordu. Adalarla ilgili çalışırken, bu kitap çıktı ortaya... Adaların geçmişi Bizans’a dayanıyor, insan ister istemez Bizans’a dönüp bakıyor. Bizans’la da ilgili bir kitap yazılabilir diye düşündüm, o o kitap için düşündüğüm hikaye ebadında bir şeydi bu. Ömrümde çok az kitabı bu kadar hızlı yazdım. 20-25 gün içinde bu metin ortaya çıktı.”
‘Hepsi Alev’i çok severek yazdığını ve kendi dünya görüşünü en fazla yansıttığı kitap olduğunu söyleyen İleri, “Kitapta o dönemle bugün arasında özdeşlik kurmaktı derdim. Bunu yapabildiğimi düşünüyorum. Kitapta iktidar denen kuruma karşı nefretimi çok açıkça ifade ettim. Bu yalnızca Bizans iktidarına karşı değil tabi. Her türlü iktidara. Mesela kitapta geçen o fakir fukaraya yardım bölümlerinde, aynı günümüzü alıp oraya koydum” diyor…
Yazar, İrene'yi neden yazmak istediğini de şu sözlerle açıklıyor; “İrene'yi ya da özgün adıyla Eireni'yi yazmak, birdenbire karşıma çıktı. Üç-dört yıldır IV. Murad'dan yola çıkarak bir roman yazmak istiyordum. Böylece Bizans okumaları başladı. Eireni, Bizans'ta derin iz bırakmış bir kişi, çarpıcı bir kişi. Hesapta yokken 'Hepsi Alev' başladı ve sürdü
İrene’yi seçmemin temel sebebi, ikon sever olması. Romanda her şey kurmaca, tek hakikat İrene’nin sürgünlüğü.”